sulhi dölek


  ·   Sulhi Dölek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dölek kim?
  ·   Romanları
  ·   Öykü Kitapları
  ·   Roman, Öykü ve Gülmece Anlayışı
  ·   Değerlendirme ve Söyleşiler
  ·   Çocuk Kitapları
  ·   Kirpi Kabare
  ·   English
  ·   Arşiv
ROMANLARI

TESLİM OL KÜÇÜK

Sulhi Dölek'in, ilk basımı 1988 yılında Remzi Kitabevi'nce yapılan romanı. Şimdi Varlık Yayınları'nda.

'Teslim Ol Küçük', fotoğraf sanatçısı olmayı düşleyen ve toplumla uyuşamayan bir gencin, düzene teslim olmamak için verdiği savaşımı ironik bir dille anlatır.

'Teslim Ol Küçük' için ne dediler?

"Tek değerin para olduğu bir toplumda, sanatın gücüyle hem kendini var etmeye çalışan hem de toplumu değiştirmeyi amaçlayan bir insanın umutsuz çabasını gözlüyoruz. (?) Usta bir fotoğraf sanatçısı olmak isteyen Ali, sonunda düğün fotoğrafları çekerek hayatını kazanmaya çalışır. Burada yazarın ince alayını sezmemek olanaksız. Ama Ali için durum çok ciddidir. (?) Gerçek sanatı, topluma inançlı yetenekleri değerlendiren bir derginin ve yöneticilerinin başına gelenler hepsinden daha acı bir eleştiriyi taşır. Ali, dernek çalışmalarından tanıdığı bir arkadaşının yoluyla fotoğraflarını bu dergiye götürür. Fotoğraflar çok beğenilir, zarf açılınca kapışılır. Ama yayınlayamayacaklarını söylerler. Nedeni, parasızlıktan hem dergi batmış hem de yöneticisi tutuklanmıştır." - Adnan Özyalçıner

"Teslim Ol Küçük bir mizah romanı değil. Yer yer acı bir alay egemen olsa bile, bu, romanın tümüne sinmiyor. Dölek, dengeyi günümüz ustalarına yaraşır oranda sağlıyor. Üstelik, kendi roman geçmişini de aşarak." - Tarık Dursun K.

"Tarihsel bir kesit çerçevesinde, yok olan eski ile yerine hiçbir şey konulamayan, geleceğin karanlıkta kaldığı yeniyi anlatmayı amaçlıyor yazar. Savrulan bir toplum, tükenen değerler, yarınsız insanlar, anlamı çözüme kavuşmamış bir yaşam? Ayrıntılar inandırıcı. Dil ustalığı kendisini duyumsatıyor." - Necati Güngör

"Kurgusu, anlatımı, yoğunluğu, hakikatın romanlaştırılması? Hepsi güzel." - Cengiz Gündoğdu

"Yakıcı, acıtan bir mizah? Psikolojik çözümlemeler, yazarın daha önceki romanları 'Kiracı' ve 'Korugan'dan çok daha geniş boyutta yer alıyor. Dölek, kişilerin iç dünyalarını yansıtırken, onları toplumdan soyutlamıyor." - Enver Ercan

'Teslim Ol Küçük'ten bir alıntı:

"Kavga çıkmasa da ortalık iyice elektriklendi, keyifsiz yüzler büsbütün gerildi; koşuşan çocuklar azarlanmaya, hırkalar iskemlelerin arkasından alınmaya, başörtüler sıkılanmaya başlandı. Bunun anlamını iyi bilirim. İkinci turu çabuk bitirip dükkâna koştum. Islak resimlerle dönüp geldiğimde, çağrılıların yarısı gitmişti bile. Sonradan, heres dağılmadan önce çekebildiğim küme resimleri sayesinde masrafları zar zor çıkardık. O fotoğrafı da, bırakın satmayı, göstermeye bile korktum tabii: Damat, eli iri göğüslü kızın avucunda, gözleri sıska gelinde; ara yerde şaşkın ve kararsız kalakalmış? Sanki hepimizin fotoğrafı! Sizin neyle ne arasında bölündüğünüzü bilemem ama, benim için bu sorunun yanıtı açık. Hem bana hayatı öğretecek sonu belirsiz serüvenlere atılmak için kıvranıyorum, hem de sağduyuya nikahlanmışım. Bir yanım Tuncay'a uyup kuyumcu soymayı düşlüyor, bir yanım klasik romanlar okumanın heyecanıyla yetiniyor. Ateşe dokunmak ve yanmamak mümkün olsaydı?
Kalabalık içinde büyür tedirginliğim. Sığlıklar, çiğlikler, boş konuşmalar daha çok batar o zaman. Belki düğünleri değil, insanları itici buluyorum bazen; sorun bu belki? Hayır, yanlış yöne sürükleniyoruz. Issız bir adada tek başıma mutlu olamazdım. Çevremde insanlar bulunmasın demedim! İnsanlar heyecanlandırıyor beni ve ürkütüyor. Zaten bütün yapmak istediklerim, çektiğim ve çekeceğim en güzel fotoğraflar, hepsi, insansız bir dünyada anlamsız kalır? Böyle sormayın işte, "İnsanları seviyorum," demem, diyemem. Onlar için çok şey yapabilirim ama? Sevilecek özelliklerinin yanı sıra budalalıkları, bencillikleri, gülünçlükleri, zorbalıkları da var. Bunlar da beni ister istemez kızmaya, savunmaya, gülmeye ve başkaldırmaya itiyor? Hayır, hayır, hayır! Onları oldukları gibi kabullenmeyi hiç düşünmedim! Fotoğraflarımı ayna gibi yüzlerine tutmak, suratlarına çarpmak ve ne olduklarını kendilerine göstermek isterdim."

(Varlık Yayınları, 1995, s. 60-61)



    diğerleri:

·  Korugan
·  Geç Başlayan Yargılama
·  Kiracı
·  Truva Katırı
·  Kirpi
·  Küçük Günahlar Sokağı