sulhi dölek


  ·   Sulhi Dölek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dölek kim?
  ·   Romanlarý
  ·   Öykü Kitaplarý
  ·   Roman, Öykü ve Gülmece Anlayýþý
  ·   Deðerlendirme ve Söyleþiler
  ·   Çocuk Kitaplarý
  ·   Kirpi Kabare
  ·   Arþiv
  ·   English
ROMANLARý

KÜÇÜK GÜNAHLAR SOKAÐI

Roman

SULHÝ DÖLEK

 

DÜNYA KÝTAPLARI, 2005

 

"Küçük Günahlar Sokaðý" Ýçin Neler Dediler?..

 

Her yazarýn bende çaðrýþtýrdýðý bir portre vardýr. Bu portre bazen yazarla örtüþür, bazen yazarýn bir kahramanýyla. Orhan Kemal'in görüntüsü daha çok Kardeþ Payý'ndaki genç hamaldýr. Yumruðuna sýký, elbirliðine, paylaþýma inanan delikanlý. Yaþar Kemal'inki, Orta Direk'in Meryemce'sidir, Sevgi Soysal'ýnki Tante Rosa. Sulhi Dölek bana bir çocuk yüzü anýmsatýr. Þaka yapmaya hazýr, gözünün içi gülen bir çocuk. Hani 'cin çekici' derler ya. Öyle bir þey. Küçük Günahlar Sokaðý'nýn ilk cümlelerinde de yeniden onunla karþýlaþtým. Uzaya atýlan yapay uydularda ölen deney hayvanlarýný anýmsayýp, onlar için üzülen bir çocuk. Ona benzer çocuklarýn içtenliðinden kuþkulanamazsýnýz... (?) Sulhi Dölek'in romanýný alýþýk olmadýðýmýz bir varlýk anlatýyor. Her insanýn yanýna yaklaþabilen, davranýþlarýný izleyebilen, kimsenin görmediði bir þey. Canlý deðil çünkü bildiðimiz bütün canlýlar uyur. Onun uykusu gelmiyor olaðanüstü yetenekleri olmadýðýna göre ne peri, ne de cin. Çoðu zaman kapatýlan bir kutudan zorlukla kurtuluyor. Bir yerden bir yere roman kahramanlarýnýn oralarýna buralarýna tüneyerek gidiyor. Yargýlarý yüzünden ortak bir vicdan denilebilir. Ama bu ad verilemeyen varlýk hiç de 'her þeyi bilen, tanrýsal bir anlatýcý' deðil. Yazarýn bir gülücüðü gibi oradan oraya uçuþuyor.

Sennur Sezer, Radikal Kitap

 

(?) Sulhi Dölek bu açýdan Orhan Kemal'in tam bir devamcýsý gibi görünüyor. Tam bir devamcý dememin nedeni, Orhan Kemal'deki "sevgi"lilik özelliðini, kiþilere gösterilen ilgideki ayrýntýlýlýk ve sevecenlik düzeyini, anlatýmdaki halden bilirliði tutturmasý kadar, bunlara yeni açýlýmlar da ekleyebilmesi.

Özellikle son romaný Küçük Günahlar Sokaðý'yla gelen baþlýca açýlým, "romanýn anlatýcýsý" adý verilen olanaktan yararlanmasýndaki yaratýcýlýkla ve gerek güzellik ideolojisini, gerekse cinsiyetçiliði az çok sarsmasýyla gerçekleþiyor. "Kokmayan çiçekleri, ötmeyen kuþlarý da sevmek lazým usta!.."

(?) Sulhi Dölek, popüler gerçekçiliðin ve yeniklasikçiliðin yukarýda saydýðým yönlerini gerçekleþtiren bir yazar. Kokularý ve tatlarý bildirerek duyularýmýzý, "kederli bakýþlý komünist kuþ" gibi beklenmedik öðeleri belirtip saklayarak da merakýmýzý canlý tutuyor. Bu öðeleri, içinde yer aldýklarý toplumsal doku ve olgularla gitgide bütünleþtirerek. Her usta yazar gibi bizlere kendimizi gösteren keskin gözlemler, kararlý saptamalar sunuyor.

Necmiye Alpay, Virgül

 

Kitap meraklýlarý dýþýndaki geniþ kesim daha çok senaryolarýyla tanýr Sulhi Dölek?i. Yabancý Damat, Süper Baba, Ýkinci Bahar hemen ilk akla gelenler. Oysa Küçük Günahlar Sokaðý, hikâye ve oyunlarýný dýþarýda býrakýrsak Dölek?in yedinci romaný. Zaman olarak 1950?li yýllarýn sonlarýna denk gelen bir zaman diliminde geçiyor roman ve mütevazý bir Ýstanbul sokaðýný anlatýyor. Yazarýn, kitabýn baþýna aldýðý Nisa Süresi, Ayet 31, ne gibi bir içerikle karþýlaþacaðýnýzýn ipucunu veriyor zaten: ?Size yasak edilen büyük günahlardan kaçýnýrsanýz, küçük günahlarýnýzý örter ve sizi þerefli bir yere ulaþtýrýrýz.? Küçük küçük günahlarýn ileride çok daha büyüklerine yol açmayacaðýnýn garantisini kim verebilir ki? Sulhi Dölek?in yazý dünyasýný bilenler onda mizahýn nasýl öne çýktýðýný hatýrlayacaktýr. Buna biraz da senaryo tekniði eklerseniz oldukça akýcý ve insaný sýkmayan bir romana ulaþýrsýnýz. Dölek de bunu ustaca yapýyor.  

Ýhsan Yýlmaz, Hürriyet

 

Bir sevgi kitabý!..

Doðan Hýzlan, Okudukça

 

Romaný bitirince, 1959?dan sonra olanlarý düþünüyor insan,  sarsýlýyor. Þakayý da elden býrakmayan bir özlem ve üzünç romaný oluyor Küçük Günahlar Sokaðý.

Necati Tosuner, Cumhuriyet Kitap

 

Kitap, adýndan da anlaþýlacaðý gibi, bir sokaðýn romaný.

Dar bir yörenin öyküsünü anlatan romanlar, hem dünya edebiyatýnda, hem bizim edebiyatýmýzda oldukça yaygýndýr (Aklýma ilk gelen, John Steinbeck'in unutamadýðým "Yukarý Mahalle"si-Tortilla Flat).

Bu romanlarýn ortak bir özelliði var: Sevgiyle yüklü olmak. Kiþilerinin içleri sevgi doludur. Yazarýn yüreði onlara yansýmýþtýr sanki. Hepsi sýcacýktýr. Ýliþkilerinde, "kötü adam"larda bile, nefrete rastlanmaz. Öfke elbette vardýr. Ama kötülükle beslenen bir öfke deðildir bu.

Sulhi'nin romaný da sevgi yüklü. Bu sevgi sadece kiþilerde deðil, yazarýn anlatýmýnda da beliriyor. Piç Melih'e dayak atan Salih, ustasýndan dayak mý yiyor...

"Köpek baþýný ustaya doðru çevirip 'Baðýrma ona!' dercesine kesik kesik havlýyor. Salih, oturduðu yerde hafifçe dikiliyor. 'Kendimi tutamadým usta', diyor özür diler gibi. 'Maksadým Metin'in öcünü almak deðildi. O serseri Aynur'u üzdü, ben iþte buna katlanamadým.' Ustanýn aðzý açýk kalýyor."

Yalýn, dolaysýz, içten ve sýcak.

Ülkü Tamer, Milliyet

 

Bitmesin diye okumaya kýyamadýðýnýz kitaplar da sonunda biter. Okurken aldýðýnýz zevke, bitecek olmasýnýn korkusu eklenir durmadan. Öyle okudum Küçük Günahlar Sokaðý'ný. Bir yandan kendimi o sokakta, o insanlarýn arasýnda hissetmenin sýcacýk mutluluðuyla, bir yandan okumadýðým kýsmýn incelmekte olduðunu görmenin hoþnutsuzluðu, o günleri yitirecek olmanýn burukluðuyla.

Feyza Hepçilingirler, Cumhuriyet Kitap

 

Bir Ýstanbul çocuðu olan Sulhi Dölek, çocukluk çaðýnda kalmýþ bir Ýstanbul romanýyla karþýmýzda. Anlattýðý o yer de, o insanlar da þimdiki Ýstanbul'da yer almýyor. Romanýn konu edindiði dünya, bugün yalnýzca birçoðumuzun anýlarýnda yaþayan bir dünya? Siz o dünyada yaþamamýþ olsanýz da, radyodan sokaða taþan o alaturka þarkýlara katýlacak, kemanýn ve udun perdelerinden yükselen ezgiler gönül telinizi titretecektir.

Necati Güngör, Cumhuriyet Kitap

Sulhi Dölek?in bu yapýtý gerçekten yarým yüzyýllýk bir yaþam kesitini günümüze çok yoðun bir biçimde getiriyor. Roman kendini estetik bir beðeniyle okutuyor, siyaset ve toplumbilim kitaplarýnda bulamayacaðýz bir zenginlikle de bize ýþýk tutuyor. Sokaklarý ve kentleriyle...

Hikmet Altýnkaynak, Cumhuriyet Kitap

 

Küçük Günahlar Sokaðý, bir yaþam birikiminin tanýklýðý olarak da alýnabilir. Nitekim Sulhi Dölek'in çocukluk yýllarýna özgü yansýtmalar, roman üzerine kýlý kýrk yaran bir tasarýmdan sonra çalýþmaya koyulduðunu sezdiriyor. Roman zamaný 1958'de "havalar soðuduðunda" baþlýyor, 1959'la, "erguvanlarla mor salkýmlarýn kýsacýk saltanatý"yla, "yýlýn en uzun günleri"yle sürüyor.

Diyeceðim o ki, Dölek, bir yandan çocukluðunda tanýklýðýný yaptýðý bir yaþamý bugüne taþýyarak hem bize karþýlaþtýrma olanaðý sunuyor, hem de sanatsal alanlarla türlerdeki birikimini buna ekleyerek, yapýtýn bir "sonuç roman" olarak alýnabilirliðini saðlýyor.

M.Sadýk Aslankara, Cumhuriyet Kitap

 

Coðrafya derslerinde hayale dalýp Roma'da Domenico Modugno'dan "Volare"yi dinlemenin, Venedik kanallarýnda gondolla gezindikten sonra, Pisa'daki eðik kulenin en yüksek balkonuna çýkýp sað elinden bir tüy, sol elinden de demir bir topu aþaðý býrakmanýn ne demek olduðunu; (?) tansiyonu yükseldiðinde karýsý Mualla'nýn göðüslerine yatan Udi Hayri'nin mahalledeki tek meslektaþý Kemani Suavi'yle arasýndaki anlaþmazlýðýn sebebini anlamak okuyucuya kalmýþ. Çünkü biz sadece Rüzgarlý'da oradan oraya uçan bir kuþu dinliyoruz; o kadar yalýn ve kendiliðinden. (?) Küçük Günahlar Sokaðý, okurun yüzünde 1950'lere ait sýcak bir tebessüm býrakýyor.

Gülüm Daðlý, Picus





    diğerleri:

·  Korugan
·  Geç Baþlayan Yargýlama
·  Kiracý
·  Teslim Ol Küçük
·  Truva Katýrý
·  Kirpi