sulhi dölek


  ·   Sulhi Dölek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dölek kim?
  ·   Romanlarý
  ·   Öykü Kitaplarý
  ·   Roman, Öykü ve Gülmece Anlayýþý
  ·   Deðerlendirme ve Söyleþiler
  ·   Çocuk Kitaplarý
  ·   Kirpi Kabare
  ·   Arþiv
  ·   English
DEðERLENDİRME VE SÖYLEþİLER

Sulhi Dölek'in Enver Ercan'la yaptýðý aþaðýdaki söyleþi, 24 Temmuz 1997 tarihli Radikal gazetesinde yayýmlandý.


BÝR "KÝRPÝ"NÝN GÖZÜNDEN?

Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý tarafýndan geçen ay yayýmlanan 'Kirpi' adlý romanýn yazarý Sulhi Dölek, "Kitaptaki kahramanlarýn kiþiliklerinden çok geri plandaki toplumun görüntüsü önemli," diye konuþuyor.
Enver Ercan

E: "Kirpi" adlý romanýnýz Türkiye Ýþ Bankasý 1996 Edebiyat Büyük Ödülü'nü aldý. Kahramanýnýz Kirpi Reþat, uðradýðý hiçbir haksýzlýðý affetmeyen, bir punduna getirip er geç intikamýný alan biri. Ama pek öyle gözünü budaktan sakýnmaz, yürekli biri deðil. Tersine, sýradan, giderek korkak sayýlabilir. Günlük yaþamda özellikle son 15-20 yýldýr daha sýk rastladýðýmýz bir tip Kirpi Reþat. Toplumsal, siyasal, ekonomik kýstýrýlmýþlýklar insanlarý hayatý bir tür bilek güreþi gibi görmeye mi koþullandýrýyor?

S: Dilimizde "kuyruðu dik tutmak" diye güzel bir deyim var. Sindirilmiþler, süngüsü düþmüþler, itilmiþler de bir yol bulup kendilerine saygýlarýný korumaya çalýþýr. Bunu kimi zaman pek saygýn olmayan yollardan, belden aþaðý vurarak yapmalarý gerekse bile... Reþat, kavgacý ya da saldýrgan bir insan olduðunu asla kabul etmez. Ne yapýyorsa, bir kirpinin dikenlerini kabartmasý gibi, savunma güdüsüyle yapmaktadýr. Aþaðýlanmayý, özellikle karýsýnýn ya da çocuklarýnýn yanýnda küçük düþürülmeyi hazmedemez. Ýntikamýný alabilmek için yýllarca sabýrla bekleyebilir. Öyle ki, kimi zaman hasmý, aralarýnda geçen olayý çoktan unutmuþtur. Kirpi Reþat, kendini cesur bir adam olarak görmek ister. Kimseye pabuç býrakmayacaðýný söyler. Oysa bu, çoðu kez karþýsýndakinin kim olduðuna baðlýdýr. Onu en iyi çözümleyenlerden biri, açýksözlü kayýnpederidir:
"Sen sýrf savcýdan yargýçtan deðil, mübaþirden bile korkarsýn. Devletten korkarsýn, polisten korkarsýn, zenginden korkarsýn, güçlüden korkarsýn. Ezikliðinin acýsýný da, garip servis sürücüsünden çýkartýrsýn."
Ýtiraf etmek zor olsa da, çoðumuzun içinde bir Kirpi Reþat var.

E: Bir kitabýnýz da Varlýk Yayýnlarý'ndan çýktý bugünlerde: "Habis'in Serüvenleri"... Baþkiþisi Habis Yozyürek ise, tam bir karþý-kahraman. Her kötülüðü yapabilecek biri. "Bana dokunmayan yýlan bin yaþasýn" diyen Kirpi Reþat'la, durmadan birilerine dokunan Habis Yozyürek adlý þarlataný bir terazinin iki kefesine koysanýz sonuç ne olur?..

S: Normalde Kirpi Reþat'ýn daha aðýr çekmesi gerekir ama, Habis Yozyürek kesinlikle önceden terazinin ayarýyla oynamýþtýr. Habis'in üstün yaný, hayatý sevmesi. Özellikle hayatýn sakýncalý sayýlan güzelliklerine tutkun o. Hedonist bir bencillikle yaþar ve bunda kendini haklý görür. Ýþin tuhafý, siz de ona hak vermeden edemezsiniz. Sevimli yanlarý çoktur. Öfke ve kin nedir bilmez, ne yaparsa þeytanca bir serinkanlýlýkla yapar. Kirpi Reþat ise bazen öfkesine öyle kapýlýr ki, intikam hýrsý varlýðýnýn tek amacýna dönüþür. Bu da hayatýn güzelliklerini ýskalamasýna yol açar.

E: Kirpi Reþat, günün birinde kiþilik olarak kendisine çok benzeyen Tahir Yaman'la karþýlaþýyor. Birbirleriyle didiþirken, farkýnda olmadan baþka çarklara da çomak sokuyorlar. Susurlukvari olaylar, çetevari iliþkiler, Parsadanvari tezgahlarýn içinde buluyorlar kendilerini. Kýyamet kopuyor. Okurken, "Kirpi Reþat'la Tahir Yaman deðil de Habis Yozyürek karþý karþýya gelseydi ne olurdu?" diye düþünmeden edemedim. Siz de düþündünüz mü?..

S: Þimdi düþünüyorum. Olaylar farklý geliþirdi. Aralarýnda "topyekün" bir savaþ yaþanamazdý. Habis Yozyürek, ilk birkaç çatýþmadan sonra, Kirpi Reþat'a deli damgasýný vurup ondan uzak durmaya bakardý. Onurunu kurtarmak, son sözü söylemek, sidik yarýþýnda en uzaða iþemek gibi çocukça saplantýlarý yok çünkü Habis'in. Bu anlamsýz kavgadan ilk raundlarda çekilip zilzurna sarhoþ olmayý yeðlerdi. Kirpi Reþat onu dize getirdiðini düþünüp kendi kendine gururlanýrken, Habis ya þeriatçý bir belediye baþkanýna okkalý bir kazýk atýyor, ya da adýný bile bilmediði bir kadýnla yatýyor olurdu.
Her iki kitapta da bence kahramanlarýn kiþiliklerinden çok, geri plandaki toplum görüntüsü önemli. Sözgelimi kötü olmakla gurur duyan, kötülüðün "þiirini yazan" Habis, gerçek kötülerin yanýnda bebek kadar masum kalýyor. Benzer þekilde, eðer bu toplumda çeteler, silahlý þeriatçý örgütler, uyuþturucu þebekeleri, örtülü ödenek yolsuzluklarý, þer ittifaklarý ve karanlýk çýkar iliþkileri olmasaydý, Kirpi Reþat'la Tahir Yaman'ýn arasýndaki it dalaþý çýð gibi büyüyüp ortalýðý birbirine katabilir, düzenin fitilini tutuþturabilir miydi?

Unutmadan þunu da söyleyeyim: Susurluk olayý, ben "Kirpi"yi bitirip teslim ettikten sonra patlak verdi. Demek ki o uðurlu kazadan önce de çetelerin metelerin varlýðýnýn farkýndaydýk, sadece toplumsal bilincimize çýkmasýna pek izin vermiyorduk.

E: Tuhaf ama, mizah gözlüðüyle bakan bir yazar olarak yine de iyimsersiniz. Bunca resmi ve gayriresmi güçle çatýþtýktan sonra bile Kirpi Reþat ve rakibi bir "faili meçhul"e kurban gitmiyor.

S: Ýyimser miyim?.. Tarýk Dursun K., bir seferinde kahramanlarýna benim kadar acýmasýz davranan bir baþka yazar tanýmadýðýný söylemiþti. Kirpi ve rakibi, çevrelerinde bir yýðýn insan sapýr sapýr giderken, þans eseri postu kurtarýyorlar. Sonunda hücreye týkýlmalarýný bile kendi güvenlikleri açýsýndan minnetle karþýlýyorlar. Orada da baþlarýna ne geleceði belirsiz. Üstelik Kirpi Reþat'ýn hayatý alt üst olmuþ, Tahir Yaman bir gün içinde hem karýsýný, hem metresini hem de genç sevgilisini yitirmiþ... Bu mu iyimserlik?.. Kaldý ki, ikisi aslýnda o güçlerle çatýþmýyor. Birbirleriyle çatýþýrken, istemeden baþkalarýnýn iþlerini bozup bir felaketler zincirine yol açýyorlar.
Kirpi Reþat ölseydi, olup bitenlerin içyüzünü bize kim anlatacaktý?.. Öteyandan onun ölmesi hiç iþime gelmez. Çünkü en az beþ "Kirpi" serüveni daha yazmayý tasarlýyorum.

E: Sizi TV dizilerinden de tanýyoruz. Edebiyatýmýzýn en incelikli gülmece yazarý olduðunuza inandýðým için, sormadan edemeyeceðim: Okurlarýnýzý düþkýrýklýðýna uðratmaktan korkmuyor musunuz? TV'lerin genelde, anlam veremediðim "Halk anlamaz, anlayacaklarý dilden konuþmak lazým," gibi yaklaþýmlarý var. Buna sizi de inandýrabildiler mi?

S: Halk anlar. Yeter ki seçenek sunalým. Çoðunluðun sýrf hoppada zýppada yarýþmalardan, bayaðý güldürülerden, cinsel dedikodular ya da grotesk teþhirciliklerden hoþlandýðýna inanmayý reddediyorum.
Bir "inceliðim" varsa, bunu ekrandan da esirgemem. Varsýn kimileri ýskalasýn. Yakalayanlar mutlaka çýkar.
Televizyonun da sinema gibi bir ekip iþi olduðu, belli uzlaþmalar gerektirdiði unutulmamalý. Kitap yazar gibi baðýmsýz çalýþamazsýnýz. Dar bir bütçe, kötü bir yönetmen ya da her þeyi bilen bir star iyi bir senaryoyu bozabilir. Ama kötü bir senaryoyla kimse baþarýlý bir sonuca varamaz. Baþarý derken, "rating" baþarýsýný kastetmiyorum kuþkusuz.
Bugünlerde dramatik bütünlük taþýyan bir politik güldürü dizisi üzerinde çalýþýyorum. Yapýmcýdan, televizyon kanalýndan ve seyirciden önce kendime beðendirmek zorundayým. Yeterince açýk mý?..





    diğerleri:

·  Hande Þarman'ýn Sulhi Dölek'le yaptýðý söyleþi
·  Kaynakça