sulhi dölek


  ·   Sulhi Dölek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dölek kim?
  ·   Romanları
  ·   Öykü Kitapları
  ·   Roman, Öykü ve Gülmece Anlayışı
  ·   Değerlendirme ve Söyleşiler
  ·   Çocuk Kitapları
  ·   Kirpi Kabare
  ·   English
  ·   Arşiv
ARŞİV

Alman radyosu Westdeutscher Rundfunk, "2000'e 1000 Gün Kala" programlar dizisi çerçevesinde, çeşitli ülkelerin yazarlarından kısa radyofonik öyküler istedi. Öykülerin ortak yanı 2000 yılıyla 3000 yılı arasında bir zaman diliminde geçiyor olmalarıydı. Ülkemizden de Sulhi Dölek'in "Bozkırda Bir Kağıt Parçası" adlı öyküsü, Yüksel Pazarkaya'nın çevirisiyle ve "Ein Papierfetzen in der Steppe" başlığıyla, 22 Haziran 1997 günü yayımlandı.

BOZKIRDA BİR KAğIT PARÇASI
Sulhi Dölek

Bozkırda bir kâğıt parçası, gündoğusundan esen hoyrat yelin önüne katılmış gidiyordu. Yağışsız günler ve geceler boyunca güneşte kavruldu, ayazda dondu, kumlarla birlikte savruldu. Kâh soyunun son örneklerinden olan bir taş kırlangıcıyla yarıştı, kâh kuru bir çalıya takılıp mola verdi. Yeraltı füze rampalarının üstünden uçtu. Terk edilmiş bir bölgedeki ölümcül ışınların içinden pervasızca geçti. Uydulardan ve yerüstü antenlerinden yayılan görsel ve işitsel iletişim dalgalarının arasından görülmeden, işitilmeden süzüldü.

77. Bilgi Derleme, İşleme, Ayrıştırma ve Pazarlama Merkezi'nin kalın beton duvarlarını delen havalandırma girişlerinden birine emildiğinde, yolculuğu henüz bitmemişti. Karanlık kanallarda sürüklendi. Daha da örselendi, tirfillendi. İlerlemesi gitgide güçleşti.
En sonunda, bir hava süzgecine çarpıp bitkince durdu.
Süzgeç, Merkez'in yaşamsal koşullarının denetimini yapan bilgisayarın üstüne hava üfleyen borunun süzgeciydi.
Kâğıt parçası hava akımını azalttı, bu yüzden bilgisayarın ateşi yükseldi, kafası karıştı.
Çalışma ve yaşam bölümlerinin ısı ve nem oranı rasgele iniş çıkışlar göstermeye başladı. Merkez'in insan sakinleri kâh soğuktan titreşiyor, kâh kan ter içinde kalıyordu.

Bu elverişsiz ve şaşırtıcı koşullar doğal olarak uzmanlar kadar aygıtların da tam verimle çalışmasını engelliyor, arızanın kaynağının saptanmasını geciktiriyordu. Başlangıçta fark edilemese de, hızlı çevresel değişiklikler, öteki bilgisayarları da etkilemeye başlamıştı.
Kâğıt parçası bunlardan habersizdi.
Merkez'in üst düzey yöneticilerinden biri coşkulu bir sanal sevişmeye kendini kaptırmışken, ana eğlence bilgisayarı zıvanadan çıktı. Yönetici aşırı heyecandan üç kez öldü ve dirildi. Dördüncüsünde aygıtın yaşama döndürme yazılımı da silindiğinden, sadece öldü.
Yemekhaneyi denetleyen bilgisayarın ana yazılımı pusulayı şaşırınca üç gün yemek çıkmadı, dördüncü gün yedi kez kahvaltı verildi. Sonra da ne kadar süreceği bilinmeyen yeni bir perhize girildi.
Merkez'i birbirine katan arızanın nedeni ancak günler sonra, toplantı salonununun akvaryumundaki yapay balıkların birbirlerini parçalamaya çalıştıkları sırada bulunabildi.
Bir onarım görevlisi süzgeci çıkarıp hava akışını engelleyen şeyi gördü. Süzgeç temizlenip yine yerine takıldı, bilgisayarların çalışması ve insanların yaşam koşulları normale döndü.
Kâğıt parçası laboratuvara götürülüp incelemeye alındı.
Merkezdeki bilim adamlarının en yaşlısı, bu nesneyi çocukluk günlerinden anımsıyordu. Kâğıdın çok eskiden iletişim ve bilgi saklama amacıyla kullanıldığını, üstüne yazılar yazıldığını gençlere de anlattı.
Ne var ki, bu kâğıt parçasının onca zaman nerde saklandığını, nerden çıkıp geldiğini o da anlayamamıştı.
İnceleme sırasında bu son derece solmuş ve yıpranmış kâğıt parçasının üstünde bir yazının izleri seçildi. Gelişmiş tarayıcılarla yapılan uzun bir çalışmanın sonunda da, kağıdın üstündeki yazı ortaya çıkarıldı:
"Çevre dostu. Tümüyle geri kazanılmış malzemeden üretilmiştir."





    diğerleri:

·  Savaş Barıştır!