sulhi dölek


  ·   Sulhi Dölek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dölek kim?
  ·   Romanlarý
  ·   Öykü Kitaplarý
  ·   Roman, Öykü ve Gülmece Anlayýþý
  ·   Deðerlendirme ve Söyleþiler
  ·   Çocuk Kitaplarý
  ·   Kirpi Kabare
  ·   Arþiv
  ·   English
ARþİV

SAVAÞ BARIÞTIR!
Sulhi Dölek

George Orwell'i çok az kiþi anladý, onlar da yanlýþ anladý. Ne yazýk ki tersinleme sanýldý bu büyük dahinin öngörüleri. Oysa sözgelimi 1984'deki "Newspeak" ya da "Yeni-dil", bugün her zamankinden daha geçerli. Savaþ gerçekten barýþtýr. Özgürlük köleliktir. Cehalet kuvvettir.
Ölüm aslýnda hayattýr: Ölen siz deðilseniz.
Yeryüzü kanlý bedenlerin, kopmuþ kol ve bacaklarýn, sýcak kumlara saçýlan beyin parçalarýnýn ekranlardaki suretlerini görmeye bile dayanamayan muhallebi çocuklarýyla dolu.
Dünyanýn dört bir yanýnda meydanlarý doldurarak afiþ açýp slogan atanlar, Joseph Heller denen savaþ düþmanýnýn Catch-22 adýný verdiði roman müsvettesinden kaçmýþ gibiler. Her biri birer Yossarian. Robocop'lardan ne kadar cop yeseler az.
Ah, Yossarian!.. Bu karanlýk yüzlü Asuri, Ýkinci Dünya Savaþý'nýn son aylarýnda küçük bir Ýtalyan adasýnda konuþlanan Amerikan hava birliðinde bombardýman subayýdýr. Ama bu onurlu göreve hiç lâyýk olmayan alçaðýn, tabansýzýn, aþaðýlýk vatan haininin biridir. Üstelik kafadan çatlaktýr, evhamlýdýr, paranoyaktýr. Sözde, adlarýný bilmediði, hiç tanýþmadýðý binlerce kiþi ortada bir neden yokken onu öldürmeye çalýþmaktadýr.
Anglosakson kaný taþýmadýðý sýrf adýndan deðil, her tavrýndan belli olan bu korkak tavþan, çýktýðý her uçuþta bir tek þeyi asli görevi bellemiþtir: Sað olarak yere inmek.

Yossarian: Artýk savaþ uçuþu yapmak istemiyorum.
Binbaþý: Neden?
Yossarian: Korkuyorum.
Binbaþý: Bunda utanýlacak bir þey yok. Hepimiz korkuyoruz.
Yossarian: Utanmýyorum, sadece korkuyorum.

Yüreksizlere söyleyecek fazla sözüm yok.
Çariçe Katerina, vizyon sahibi bir hanýmefendiydi. Yoksulluk içindeki halký baþkaldýrdýðýnda "Reformlar yapýp sýkýntýlarýný azaltalým," demiþti. "Ama bir de küçük savaþ çýkarýp avunmalarýný saðlayalým."
Sarsýlan ekonomiler için bazen küçük savaþlar yeterlidir, bazen büyükleri gerekir. Ama savaþ, dozu deðiþse de her reçetede yer almalýdýr.
Biliyorum, çünkü ben Doktor Tomahawk'ým. Taþ baltalarýn, okla yayýn, çifte su verilmiþ kýldan ince kýlýcýn, aðýzdan dolma piþtovlarýn genleri aþýrý kurcalanmýþ torunuyum. Gargantua'nýn erkeklik organýyým. Delerim, girerim, patlarým.
Silah tüccarlarýnýn da çocuklarý var. Onlar da þeker yiyebilsinler.
Ben bir Stealth uçaðýyým. Ahir zaman hayaletiyim. Üç beþ küçük Afrika ülkesinin bütçeleri toplamýndan daha fazla ederim.
Ama öteyandan hardal gazýyým da. Sarinim. Zehir gibiyim. Zehirim. Halepçe'de sabi sübyanýn ciðerlerine doldum. Çýrpýna kývrana ölmelerini seyrettim.
Ben iki aðýzlý bir palayým. Bir yaným Hutularý boðazlar, öbür yaným Tutsileri doðrar.
Ben napalmým, n'apalým?.. Kirpikleri kavurur, çekik yuvarlak demeden gözleri ve gözbebeklerini, hatta bebeklerin gözbebeklerini daðlarým. Yürekleri, beyinleri yakarým. Yanýk et kokusuna bayýlýrým. Kendim piþirir kendim yerim.
Ben misket bombasýyým. Saðým solum belli olmaz. Ýþimi yapmak için paralanýr, kendimi daðýtýrým. Çocuklarla misket oynar, körpe bedenlerine saplanýrým.
Ben akýllý bir füzeyim. Kül yutmam. Sivil giysiler beni kandýramaz. Yaþ ve cinsiyet ayrýmýna inanmam. Akþam pazarlarýnda ucuz hayatlar ararým.
Ben papatya-biçer'im. Papatya biçerim. Sevgilime vermek için deðil, mezarlara sermek için.
Bernard Shaw'ýn pek doðru ve pek veciz biçimde dile getirdiði gibi; "Kötülük yapabilirsiniz, centilmence uygularsanýz. Katil olabilirsiniz, kýrmýzý üniformayla öldürürseniz."
Üniforma zamanla deðiþse de, temel gerçekler deðiþmez. Güçlülük haklýlýktýr.v Ben güce taparým. Zayýflýðý sadece tank delici mermilerin uranyumunda hoþgörürüm.
Benim dilimde özgürleþtirmek, binlerce zavallýyý bu dünyadan kurtarýp varsayýmsal bir cennete postalamak, geri kalanlara biraz da baþkalarýnca sömürülme özgürlüðü tanýmak anlamýna gelir. Yeniden yapýlandýrmaksa, bir yarým akýllýnýn heykellerini devirip yerine bir baþka yarým akýllýnýnkileri dikmek, bu arada ihalelerden pay kapmak demektir.
Ben dilini bilmediðim ülkelerin topraðýna ve adlarýný doðru söyleyemediðim insanlarýn yüreðine saplanan sivri uçlu bir bayrak direðiyim.
Ben majestelerinin baþbakanýyým. Sözde emeði savunan bir partiden geldiðime bakmayýn. Üstünde güneþ batmayan bir imparatorluðun has evlâdý, Büyük Aðabey'imin sað taþaðýyým.
Ben BBC'deki Amerikan askerinin þaþkýnlýðýyým: "Nesi var bu insanlarýn?.. Bizden kaçýyorlar, yalanlar söylüyorlar, bize pusu kuruyorlar, üstümüze ateþ ediyorlar. Oysa biz onlarý kurtarmaya geldik!"
Ben bir yiyecek paketiyim, Made in U.S.A.
Ýnsanlarý doyururken küçültürüm.
Ben küçültülmüþ bir insaným. Meydaný boþ bulunca þahlanýrým. Resimlere tükürür, heykelleri naylon terlikle döverim. Müzeleri basar, hýrsýmý ve çaresizliðimi eski uygarlýk kalýntýlarýndan çýkarýrým. Kamu binalarýný kundaklar, otellerden vantilatör, hastanelerden yatak çalýp evime götürürüm. Yaðmanýn, linçin, açlýðýn, sefaletin ve enayiliðin destanýný yazarým. Ben iç savaþlarýn vazgeçilmez malzemesiyim.
Ben Babil kralý Nabukadnezar'ýn dublörüyüm. Ülkemi soydum, servetimi sömürgecilerin bankalarýna yatýrdým. Yardakçýlarýmý ve fedailerimi ihya ettim. Halkýmý eðitimsiz, proteinsiz, saðlýksýz býraktým. Ýþlerine gelince barýþ havarisi kesilen ülkelerden her çeþit silah aldým. Boyumdan çok büyük heykellerimle boyumun ölçüsünü aldým. Günah keçisiyim. Mayýn eþeðiyim. Tilki postuna bürünmüþ koyunum.
Ben mahþerin dört atlýsýnýn seyisiyim. Þeyimin þeyhiyim. Krallarýn en kralýyým. Dünyanýn en zengin petrol yataklarýnýn ve Amerikan üslerinin üstünde baðdaþ kurmuþ oturan masal padiþahýyým. Masalým. Hikâyeyim. Sakalýmý sývazlar, tespih çekerim. Kafamý çöl kumlarýna gömer, komþularýma kýçýmý dönerim. Haremimdeki kadýnlar ve helalarýmdaki som altýndan musluklar için Allah'a hamdü sena ederim.
Ben Karanlýklar Prensi'yim. Yeni milenyumun tipik siyasetçisiyim. Güç odaðýyým. Ülkemi savaþa sürüklerken savaþ için gerekli olan silah ve bilgisayar sistemlerini pazarlar, anamýn ak sütü gibi helal payýmý alýrým.
Ben dünyanýn en zengin ulusunun baþkaný, aþýrý küresel yerkürenin sivri kafalý efendisiyim. Babamýn oðluyum. Beþ yüzyýl önce kýzýlderilileri özgürleþtirip Manitu'larýna kavuþturanlarýn manevi torunuyum. Elimde çekiç olduðu için, her þeyi çivi gibi görürüm. Eskiden çok içerdim ama, býraktým. Artýk insan hayatýyla kafa buluyorum. Öldürdükçe ölümsüzlüðe oynuyorum. Rushmore daðýna bir gün benim yüzüm de oyulacak. Yakýþýklý bir resmim yüz dolarlýk banknotlara konulacak. Adým bir savaþ gemisine verilecek. Ya da en azýndan boru hatlarýna, süper tankerlere, benzin istasyonlarýna.
Ben Ares'im.
Aptallarý severim. Kendini önce insan olarak deðil de ulusal, dinsel ya da etnik kimlikleriyle gören ve böyle öne çýkaranlara bayýlýrým. Farklýlýklarý ne kadar belirginleþirse düþmanlýklarý o kadar keskinleþir. Onlar sayesinde þark cephesinde asla yeni bir þey olamaz. Tarihin hep böyle yazýldýðýný, böyle yazýlmakta olduðunu göremeyecek kadar kördür gözleri. Birbirlerine karþý kullanýldýklarýný fark etmeyecek kadar budaladýrlar. Balkanlardan Ortadoðu'ya, Afrika'dan Okyanusya'ya, Ortaasya'dan Uzakdoðu'ya kadar her yerde bulunur bu güzel insanlar. Çaðlar boyunca ayný coðrafyayý paylaþtýklarý kardeþlerini benim uðruma kýtýr kýtýr kesecek kadar özverilidirler.
Ben haçým.
Ben minarenin alemiyim.
Ben Davut'un yýldýzýyým.
Ölüler güzeldir. Ölümlerle anlam kazanýr hayat, zenginleþir patronlarýn sofrasý.
Ben petrolüm.
Ben dolarým.
Ben petro-dolarým.
Ben Þok ve Dehþet'im.

VARLIK, Mayýs 2003





    diğerleri:

·  Kaðýt Parçasý