sulhi dölek


  ·   Sulhi Dlek (1948 - 2005)
  ·   Sulhi Dlek kim?
  ·   Romanlar
  ·   yk Kitaplar
  ·   Roman, yk ve Glmece Anlay
  ·   Deerlendirme ve Syleiler
  ·   ocuk Kitaplar
  ·   Kirpi Kabare
  ·   Ariv
  ·   English
SULHİ DLEK KİM?

Aadaki yaz, Mizah Kltr dergisi Gldiken'in yaz 2001 saysnda, "Kendileri" dizisi kapsamnda kmtr.


Kendileri:
Sulhi Dlek

Ergenlik yllarmda, bankalar cep ajandalar verirdi. Ben de o kk defterlere ksa, kendimce gnlkler tutardm. Birka yl nce bunlardan n buldum. Okuduka, iyi anmsadm sandm ve benim iin nem tayan kimi olaylarn belleimde epey farkl biimde yer ettiini anlayp ardm. nsan unutuyor. Zamann tortusu, yaammzn ykseltilerini ve ukurlarn kaln bir rt gibi kaplyor. Geride, ayrntlar byk lde silinmi, giderek biim deitirmi bir izlenimler topografyas kalyor. Gzelduyu asndan ho ama, gereklik asndan gvenilir deil. Belgeler bu yzden nemli.

Turgut eviker Gldiken iin kendimi yazmam istediinde, bugne dek zgemiimi hatrda -ve kaytlarda- tutmak iin bilinli, rgn bir aba harcamadm geti aklmdan. lk romanm "Korugan" yazarken ocukluk anlarmdan da yararlanmtm ama, o zaman henz yirmi alt yandaydm. imdi araya yirmi alt yl daha girdi. Eski defterleri kartrmaya balaynca, ocukluum ve ilk genliimle ilgili kartrlacak pek fazla defter olmadn zlerek grdm.

Elim kalem tutmaya baladndan bu yana geen sre daha kolay. nk gazete ve dergilere yazdm yazlar var, ilk kitabmdan bu yana hakkmda yazlanlar var, benimle yaplan syleiler var. Ama ncesi iin yazl bir eyler bulmak zor. Fotoraflarmn bile nemli bir blm kayp. ocukluumda ve genliimde sekiz, evlenip kendi yuvam kurduumdan bu yana da alt tanma yaadm. ("Kirac" romann durup dururken yazmadm.) Tanyamadm bykbabalarmdan biri Arnavutluk'tan, br Kayseri'den gelmi olsa bile, babam da, annem de doma byme stanbullu. Yurtdnda geirdiim toplam be yl ve denizde grev yaptm iki yl saymazsak ben de tm yaamm stanbul'da srdrdm, srdryorum. oktandr kirac da deilim. Yine de kendimi hl gebe gibi hissediyorum. Her eyi koruyup saklayabilecek bir "baba evi" olanlar ne kadar talihli! Dev bir ahtapota benzeyen bu ehirde ka kii eski evlerde oturuyor acaba? Her ey durmadan yklp yerine yenisi yaplrken, toplumsal ykmz gibi kiisel yklerimiz de beton ynlarnn altnda kalyor.

"Korugan"n ocuk kahraman Vedat srarla "Ben sandalda dodum," deyip annesini artr. Aklama daydan gelir: "Belki bunun ncesinden hibir ey anmsayamad iin, sandalda doduunu sanyor."

ykmn balang tarihi 20 Eyll 1948. Benim de, byk olaslkla Hali'in iki kys arasnda, bir sandal yolculuuyla ilgili an krntlarm var ama, bunun yaammn anmsayabildiim en eski grnts olup olmadn bilmiyorum. Fatih aramba'da, doduum evi deilse de, yine o evrede ikinci evimiz olan zemin katn gzmde canlandrabiliyorum. yanda bir Sulhi, demir parmaklkl balkonumsu pencerede bir minderin stnde otururken, yoldan geen kendinden epeyce daha byk bir ocuun srarlarna dayanamayp, etin bir pazarlktan sonra elindeki su tabancasn satyor. Annesinden elindeki katlarn para deil, kullanlm otobs biletleri olduunu renince de, yaamnn ilk byk dkrkln yayor. (Byynce tm enayiliklerimden kurtulduum sanlmasn. Hl arada bir dolandrldm oluyor.)

Oturma odamzn kapsnda bir delik vard. Daylarmdan biri bize geldiinde, bunun kurun delii olduunu sylemiti. Ak kahverengi vernikle boyanm kapdaki delie bakarak, evde bizden nce oturanlar hakknda heyecanl hayaller kurdum. Byk olaslkla soyguncuydular. Aralarnda kavga km, biri ldrlmt. Sonra cesedi mutfak kapsndan arka baheye tayp gmmlerdi. Paralarn ya da mcevherlerin bir blmnn oralarda bir yerde olma olasl da vard. Babam deliin sadece budak delii olduunu sylyordu. Kim bilir, belki de gerekten yleydi.

Geceleri mutlu dler grrdm. Yattm odann tavan sanki bir sinema perdesiydi ve dlerim oraya yansyordu. Daha kkken, yukarda, tavanda bir baka dnya olduunu, uyuduumuzda oraya ykseldiimizi, sabah olunca da yine yeryzne indiimizi dnrdm.

Saydam gvdeli krmz bir tkenmezle resimler karaladm anmsyorum. Sanrm tkenmez kalem o yllarda yeni kmt. Radyomuzu da anmsyorum. Byk olaslkla ben kurcalamayaym diye, ykseke bir yerde dururdu. Aldnda hemen ses vermez, bir sre snmas gerekirdi. ri bir gz andran yeil lambasna bakarak, iindeki kk insanlarn bizi grp grmediklerini merak ederdim.

Drt katl binann sahibi olan byk teyzem st katlardan birinde oturuyordu. Ona kira dyorduk. Bu evin erik ve incir aal, bakmsz bir arka bahesi vard. Klar kmrlk olarak kullanlan barakada, yazlar kzl erkekli oyunlar oynardk. Anneannemin iki katl kgir evi ayn sokan biraz daha aalarndayd. Bahesinde bir kuyu vard. Daymlarn kpei Berdu bu kuyuya dmt. Belime bir ip balayp beni kuyuya sarkttlar, Berdu'u aldktan sonra da yukar ektiler. Daha dorusu ertesi k okulda herkes tatilde bandan geen bir olay anlatrken, ben de bu ykyle btn snf etkilemeyi baardm. Berdu'un kuyuya dt doruydu ama, olaydaki rolm epeyce abartmtm. Aslnda, kenarlara tutunarak kuyuya inen kahraman Ahmet daym kurtarmt Berdu'u.

Sokan alt ucundaki Bizans dneminden kalma dehlizler de iyi bir oyun alanyd. Sanrm geceleri iinde evsizler yatp kalkyordu. Grdmz eski bir ceket, bir pabu tekiyle ilgili korkun hikayeler uydururduk. evrede byyen dikenlerin kabuklarn soyup ilerini yerdik. Bir gn, bizden byk ocuklarn bu dehlizlerden birinde bir kediyi kstrp talayarak ldrdklerine tank oldum. Bu korkun olay yllarca kmad aklmdan. Romanlarmdan birinde de yazdm.

ocukluumun Fatih'inde annelerin ou bartlyd ama, cppeli sarkl adamlara, karafatmalar gibi gezinen arafl kadnlara rastlanmazd pek. Yazlk klk sinemalar vard. Malta'da meyve ve balk satclarnn tezghlar akamlar l l olurdu. Salata satclar kvrck salatalar, yeil soan ve turp demetlerini; ilerinden geirdikleri ince bir sazla birbirine balar, babalar da bunu parmaklarna takp evlerine giderlerdi. "Poet" yoktu o zamanlar, fileler vard, ou kez gazetelerden yaplan kesektlar vard. Hatta bir ara evde yaptm, diplerini ve kenarlarn sulandrlm unla yaptrdm kesektlarn bakkallara satmaya alrdm, imdi anmsadm.

Fatih camisinin yaknnda bir bisikleti, ocuklara tahta arabalar kiralard. Cami avlusunun yamur mazgallarnn stnde hzla pedal evirirken, tekerleklerden kan tkrtlara baylrdm.

Oyundan baka bir ey dnmediim o yllarda, benden iki ya kk olan kardeim Fevzi menenjite yakaland. Bylece, annem ve babam iin yaamn glklerine bir yenisi eklendi.

kinci snfa getiim yaz, sanrm byk teyzeme kiray dzenli deyemediimiz iin, Rami'de bir eve tandk. Babam yalboya ustasyd. Boya ilerinin kesatlat k mevsimi dnda kazanc iyiydi. Ama bir yandan ailemizin genilemesi, bir yandan da Fevzi'nin ila ve hastane masraflar yznden zar zor geiniyorduk. Annem, gelirimize katkda bulunmak iin komulara ve tandk kadnlara giysiler dikiyordu. Bizim nlklerimiz, gmleklerimiz, kimi zaman pantolonlarmz da onun elinden kmayd. Eski ayakkablarma bakp, "Keke annem ayakkab da dikebilseydi!" diye dndm olmutur.

Ben de kimi yaz tatillerinde raklk yapyordum. Ksa srelerle de olsa, bir marangoz atlyesinde, cetvel ve mandal yapan bir baka atlyede, bir dkmcde ve en ilginci, bir sarahanede altm. Bugn kentlerde yaayan genlerin bu szc duymu olduklarn bile sanmyorum. Saralar, at ve eek gibi hayvanlar iin koum takmlar retirler. Dizginler, iki yan siperlikli at balklar, eyerler, semerler yapyorduk. Ham deri ve kselenin kokusu hl burnumda. ok eski zamanlardan deil, krk yl ncesinden, 1950'li yllarn sonlarndan sz ediyorum. stanbul'dan sz ediyorum. rakln yaptm saracn hemen bitiiinde de hayvan yemi satan bir dkkan vard. Atlar ve eekler kent yaantsnn bir parasyd henz. Karneye balanm olan takmr evimize at arabalaryla gelirdi. me suyunu eekli sakalardan, st ve zeytinyan atl satclardan alrdk.

Her eye karn oyun oynamaya da zaman bulurdum. Evin en byk ocuu bendim. Sokaa karken kardelerimden bir ya da ikisinin yanma katlmasna ierlerdim. Menenjit, Fevzi'de bedensel bozukluklarn yan sra zihinsel gerilie de yol amt. Baka ocuklar onunla alay ediyorlard, bu da arma gidiyordu. Bu yzden yakn arkadalarmla bile yumruklatm oldu.

Radyo yine nemli bir yer tutuyordu gnlk yaammzda. Bilgi yarmalarn, perembe geceleri radyo tiyatrosunu dinlerdik. Program aralarnda Perez Prado orkestrasndan Latin ezgileri alnrd. Radyo Gazetesi'ni okuyan ciddi erkek sesi hl kulaklarmda. Sonralar o tatsz ve skc Vatan Cephesi listeleri okunmaya balad. Klasik mzii de radyo sayesinde tanyp sevdim.

Annem ilkokul mezunuydu ama, okumay severdi. Bana okuma yazmay o retti. lkokula, yatlarmdan bir yl nce baladm. Daylarmn, zellikle benden sadece dokuz ya byk olan ve aabeyim gibi, hatta arkadalarmdan biri gibi grdm en kkleri Hikmet daymn da ok kitab vard. Bylece, okumay sktm gnden balayarak, Pekos Bill'lerden Akbaba'lara, Hseyin Rahmi'nin romanlarndan alayan Yaynevi'nin bilimkurgularna, Mike Hammer'lardan Zoenko'nun yklerine uzanan geni bir yelpazeyle tanma olana buldum.

Yazar olacam daha ocukken biliyordum. Babam, badana boya ilerini yapt bir muhase brosundan eski yllara ait birka "defteri kebir" alp, ders alrken karalama defteri olarak kullanmam iin getirmiti. Rakamlarla "kirletilmi" formalar skp atnca, bana yzlerce bo sayfa kalyordu. Bu sayfalara ba sonu belli olmayan ykler yazdm, konusunu bile anmsayamadm resimli romanlar izdim. Szn ettiim defterler, ocukluumun klarndan birinde, soba tututurmak iin kullanld.

Mehmet Seyda'nn -anmsayan ok olsun- 1980 ylnda Trk Dil Kurumu Yaynlar iin hazrlad "ocukluk Yllar" adl derleme iin verdiim yazda yle bir blm var:
"Yoksul saylrdk. Yaam koullar gletike, akas kentin merkez kesimlerinde kiralar ykseldike, uzaklara doru tanr dururduk. Birinci snftan ikinci snfa getiim yaz da tandk. kinci snf yeni bir okulda okumaya baladm. Bir gn hep birlikte anneannemi grmeye gittik. Hafta iinde bir gnd. Okuldan kalacaktm o gn, ama bunu kimse pek nemli grmemi olmal. Anneannemin evi eski okuluma yaknd. Herkes konumaya dalmken kap bu okula gittim. ki ders arasnda eski snf arkadalarm buldum, zil alnca da onlarla birlikte snfa girdim.

'retmenim,' dedi ocuklar. 'Sulhi gelmi.'

Okumay ilk renenlerden biri bendim snfta. retmenim beni ok severdi. Kollarn amasn, beni barna basmasn,ne ok zlediini sylemesini bekleyerek yzne baktm. Ama bunlarn hibiri olmad. Kalarn hafife att kadn, 'yi,' dedi ve dersi srdrd. Beni snftan dar atsayd daha az gcenirdim."

Sanrm duyarl, duygusal bir ocuktum. Sanrm ou ocuk yledir. Bu tr anlar bana yetikinlerin, kimi zaman retmenlerin bile, ocuklarn i dnyalarna duyarsz kaldklarn dndrr. ocuklara kar daha iten, daha anlayl olmaya alrm.

Rami lkokulu'nda yeni arkadalar edindim kukusuz. Fsun'a k oldum. Fsun srf benim deil, btn snfn ve retmenimizin gzdesiydi. Sesi kulama ark gibi gelirdi. ok gzeldi. Uzun, kvrck, sar salar vard. Ailesi sanrm hepimizinkinden daha zengindi. Ksacas olanaksz bir akt benimki. Drt yl ilkokulda, yl ortaokulda ayn snflarda okuduk ama, birbirimize sylediimiz szcklerin toplam bir sayfay doldurmaz. Derslerde baklarm ondan alamazdm. Baheye ktmzda kedi yavrusu gibi uzaktan onu izlerdim. Onunla konuurken soluum kesilir, dilim tutulur, beynim dururdu. O yaknmdayken bambaka biri oluyordum. Davranlarm deiiyor, tutuklayordum. Kendimi beendirme abalarm beni sk sk gln durumlara dryordu. Hi alamam olsam da duygularmn hnzrca farkndayd. Bana ikence etmekten, pek de gizlemeye almad bir tat alyordu. Tuhaf gelecek ama, gzleri yeil miydi, mavi miydi unuttum.

Anneannem lnce Fatih'teki ev satld. Annemin payna den parayla Kartaltepe'de bir arsa aldk. Babam, birok ii kendisi stlenerek, bu arsaya bir ev yaptrd. Sonunda "bamz sokacak bir ev"imiz olmutu ama, birok eksii biz tandktan sonra tamamlanabildi. Ordaki ilk kmz, yaammn en souk klarndan biri olarak anmsyorum. Her gn amurlu yollardan yryerek yine Rami Ortaokulu'na gidiyordum. Artk bu ev de yok. Yerinde, drt dairesi kardelerime ait olan bir bina var.

Yaz tatillerinde ara sra babamn boya ilerine yardma giderdim. Bazen Florya'da bir kkte, bazen Tevikiye'de bir apartman dairesinde, bazen Beyolu'nda bir yazhanede alrdk. Bir yandan stanbul'u tanyor, bir yandan da bizimkinden farkl, zengin yaamlara tank oluyordum. Eitsizlikler o gnlerde kafam kurcalamaya balad. Gzel evlere, eyalara, yiyeceklere, giyeceklere zenirdim. O insanlarn neden bizden farkl olduklarn pek anlayamazdm. alan kazanyorsa, tandm btn insanlardan daha ok alan babam niye yerinde sayyordu?

Okuma sevgim ve yazma isteim, baa ba koan iki yar at gibiydi. Rami'de oturduumuz sralarda, frsat bulduka Eyp'e iner, iskelenin yanndaki fildiinden oyulmu minyatr bir saray andran ktphaneye giderdim. Koyu kahverengi ya da lacivert ciltli ocuk kitaplarn ier gibi okurdum. Sanrm o ktphane yok artk. Belki tam olarak benim anmsadm gibi de deildi. Ama kitaplarn o byleyici kokusu hl burnumda. Pinokyo, alnan Ta, Kayp Para, Lassie... Doan Karde Yaynlarndan kan elenceli ve srkleyici romanlara baylrdm. Tommiks, Teksas da okurdum kukusuz. Ortaokuldayken arkadalarla Eyp'teki sinemalara da giderdik. Havasz, sigara dumanl, kalabalk salonlarda kimi gnler drt filmi pe pee izlediimiz olurdu. Sinemalarn nlerinde resimli roman dei dokuu yaplrd. Cebimizde para kaldysa, tad hl damamda olan kymal pidelerden yer, ayran ierdik.

27 Mays'ta ordu ynetime el koyduu srada Topular'da oturuyorduk. Komularmzdan ocuksuz bir gen kadn (Korugan'daki "mavi sabahlkl kadn") istediim zaman gidip kitaplarn okumama, bazen de evde okumak iin dn almama izin veriyordu. Ama ben oturup onun yannda okumay daha ok seviyordum. Salarm okadnda heyecanla rperirdim. Evin dinginlii, saatin tiktaklar, sobann stnde usul usul kaynayan tencereden kan tkrtlar, kimi zaman radyodan gelen keman sesi ne gzeldi!.. Bazen bir kitab birlikte okurduk. yle zamanlarda dikkatim dalrd, okuduumdan pek bir ey anlayamazdm. Scakln duyumsardm, parfmnn uucu kokusuyla yrek atlarm hzlanrd, gzm kitab tutan gzel elinden, sayfalar eviren narin parmaklarndan ayramazdm. Sanyorum o yllarda alakgnll de olsa bir kitapl bulunan evler, bulunmayanlardan daha oktu. imdi durum tersine dnd. Ne hazin!

Ortaokulda Mehmet lmez adnda bir arkadam vard. Her hafta harlklarmzla Varlk yaynlarnn bir liralk cep kitaplarndan birer tane alrdk. Bunlar okuduktan sonra aramzda deitirirdik. Yani hemen hemen her hafta ikier kitap okuyorduk. Panait strati, Anton ehov, John Steinbeck, Orhan Kemal ve Yaar Kemal'le o yllarda tantm. Orhan Kemal'in "Murtaza"sn, Yaar Kemal'in "Teneke"sini, daha nemli saylan teki yaptlarndan daha ok severim nedense.

Deniz Lisesi giri snavn kazanmam, yaammn dnm noktalarndan biri oldu. Okul mdrmz, o okula torpillilerin alndn ve bouna umutlanmamam syleyerek beni vazgeirmeye alt. Biraz inadm, biraz da Matematik retmenim Melahat Barka'nn yreklendirmesi sayesinde onu dinlemedim. Babamn omuzlarndan hi deilse bir ocuun parasal yk kalkm oldu. Sradan bir liseyi bitirseydim, belki de hemen almaya balamak zorunda kalacak ve niversite renimi gremeyecektim. in ilgin yan, 1962-63 renim ylnda Deniz Lisesi'ne girmeyi baaran 110 renci arasnda, benimle birlikte Rami Ortaokulu'ndan iki arkadam daha vard. Bunu anmsarken, Cevdet Beyin o karamsar ve engelleyici tutumuna bir kez daha krgnlk duyuyorum.

ykye benzer ilk yklerimi Deniz Lisesi'nin son snfndayken yazdm. Birka arkadam -zellikle ayn sray paylatmz Muhlis ve artk hayatta olmayan Baar- dalga gemeden, hatta benden fazla ciddiye alarak okurlard bunlar. Dndklerini ak ak sylerlerdi. Okul dergisini yneten edebiyat retmenimiz Ltfi Civelek'in de desteini grdm. Sonradan, Deniz Harp Okulu'nun ilk yllarnda, klasik romanlar da gerek anlamda Ltfi Bey sayesinde tandk ve daha bilinli okumay rendik.

On sekiz yama geldiimde, yklerimi dergi ve gazetelere gnderecek kadar yreklenmitim.

Milliyet gazetesinin hafta sonu ekinde bir hikye kesi vard. Oraya gnderdiim "Yaamak ve tesi" adn tayan ilk ykm, 13 Nisan1966 tarihli bir mektupla birlikte geri gelmi. Anmsayan ok olsun, Adnan Tahir, yeil mrekkeple ykmn kimi satrlarnn altn izmi, ayn yeil mrekkeple imzalad mektupta ykm karamsar ve biraz korkun bulduunu belirtmi, enmeden nerilerini dile getirdikten sonra, bir dolu yreklendirici sz yazm. yknn kendisi imdi ortalarda yok ama, mektup nmde duruyor.

ok gemeden Milliyet'in ekinde arada bir benim yklerim de kmaya balad. kinci ykmn yaymlanmasndan sonra, Adnan Tahir'i grmeye gittim. Sanrm srf yk kesinin deil, hafta sonu ekinin de yneticisiydi. Kendimi tanttm. O kadar gen olmama at. Hemen ikinci tmcede, telif cretlerimi almak iin geldiimi syledim. Anlayla glmsedi. "Para hazr," dedi. Yer gsterdi, ay syledi, yeteneimi vd. Elimde muhasebe fiiyle odasndan karken, hem duyduklarmn mutluluu, hem de paragz grnm olmann utanc iindeydim.

Adnan Tahir'i sonradan bir ya da iki kez daha grdm. Ama nl bir gazeteci yazarn on sekiz yanda bir edebiyat heveslisine gsterdii scak ilgiyi hi unutmadm.

Varlk dergisine de birka ykm gnderdim ama, dergide kmalar yle dursun, Yaar Nabi Nayr'dan yant bile alamadm. Artk umudumu yitirmeye balamtm ki, bu yklerden "Unutulan" balkl olan, 1969 Varlk Yll'nda yaymland. ardm, sevindim.

Akbaba dergisinin at ilk Yusuf Ziya Orta Armaan Yarmasna "Dnya Dnmyor Artk" adl, siyasi talamalar ieren tek perdelik bir oyunla katlmtm. (Bu satrlar yazarken, yine dosyalarm kartrdm ve 5 Mart 1969 tarihli bir telgraf buldum: "Yedi mart cuma gn Akbaba mecmuas idarehanesinde bulununuz.") Kazandm birka gn nceden renmeme karn, sonularn akland sayy, soluum duracakm gibi aldm, ellerim titreyerek sayfalar atm. Oyunumu yaymlamaya balamlar ve fotorafm bu sayfalarn ortasna koymulard. Sivil giysili bu fotorafn altnda "Yarmamzn birincisi Temen Sulhi Dlek" yazyordu. Bamdan aa kaynar sular dkld. Sevincim korkuya dnt. Zavall temenin bana kim bilir neler gelecekti!..

Hibir ey gelmedi bama. Beni kutlayanlar arasnda "stlerim ve amirlerim" de vard. Aslna bakarsanz, Deniz Kuvvetleri'nde grev yaptm yllar boyunca gazete ve dergi yazlarnda olsun, kitaplarmda olsun, hi takma isim kullanmadm. Hizmet Ynetmelii'nde subaylarn yaz yazmalaryla ilgili bir yn kstlama vard ama, kimse bunlar uygulamaya kalkmad. Sadece, 1983 yl nisannda, "Vidalar"la Sabahattin Ali yk dl'n ve "Kirac"yla Madaral Roman dl'n pe pee kazannca sorgulandm. Askerlikten ayrlmay bile gze almtm ama, yine ceza almadm. ok az kiinin bildii bir baka ilgin durumu aklamamn yeri geldi sanrm: Ben Deniz Kuvvetleri'nin prl prl bir subayyken, sonradan sinemaya da uyarlanan "Kirac" romanm Kara Kuvvetleri'nin yasaklanm kitaplar listesindeydi.

Kaldmz yere dnersek, Yusuf Ziya Orta Armaan'n kazanmam, bana Akbaba dergisinin kaplarn at. Aziz Nesin'le, Rfat Ilgaz'la, Vedat Saygel'le tantm. Muzaffer zg stanbul'da deildi, onunla karlamamz yllar sonra oldu. Semih Balcolu'nun kahkahalarn, inceliklerini ve Volkswagen'ini; izdii tiplere ok benzettiim Zeki Beyner'i; stnde allmaktan hrpalanm, perian olmu nc hamur katlardaki karikatr taslaklarn pencere camna koyup kopyalayarak "temize eken" Cafer Zorlu'yu; yaz makinesini yannda tayan, bulduu her frsatta oturup yazmaya balayan Suavi Salp'i; babasnn lmnden sonra Almanya'dan ald di hekimlii diplomasn rafa kaldrp derginin bana geen Ergin Orta' ve bann stndeki Yusuf Ziya portresini, daha dnm gibi anmsyorum.

Ayn yl Deniz Harp Okulu'nu bitirdim. 1970'te, Derince'de elektronik kursundayken, yine bir snavla, hayatmn ak bir kez daha deiti. ABD'de burslu olarak yksek lisans renimi grecektim. Tek kaygm, yazarlk abalarmdan kopmakt. Hatta bu yzden, drt yllk gemi ina renimi yerine daha ksa sreli bir baka programa gemek istedim ama, olmad. Donatan gemisinde bir yl elektronik subay olarak grev yaptktan sonra, 1971 temmuzunda Kaliforniya'nn Monterey kentine, ertesi yaz da arabayla btn Amerika'y dolaa dolaa Michigan niversitesi'nin bulunduu Ann Arbor'a gittim. (Monterey'de yaptm ilk eylerden biri, John Steinbeck'in anlatt yerleri arayp bulmak olmutu.)

Geride 12 Eyll dneminin sanclaryla alkalanan bir lke brakmtm. Korktuum olmad, yazarlktan kopmadm. Trkiye'de okuyamayacam kitaplar okuma olana buldum. Kanada ve Meksika'y grdm. Akbaba'ya ykler ve gncel yazlar gndermeyi srdryordum. Yazdklarm, o srada Ankara Radyosu Tiyatro ubesi Mdr olan Ayhan ensoy'un dikkatini ekmi. Bana mektup yazp radyo iin skeler istedi. lk radyo oyunlarm o yllarda yazdm. lk romanm Korugan' da 1974'te, Ann Arbor'da bitirip Milliyet Yaynlar'nn yarmasna gnderdim. Vedat Trkali ve rfan Yaln'n ardndan nc oldum. Yarmaya yz akn roman katlmt. Trkiye'den mektuplar, telgraflar yayordu. Sarho gibiydim.

Michigan niversitesi'nden gemi ina ve makine mhendislii dallarnda iki ayr master diplomas alarak 1975 eyllnde ABD'den dndm. Korugan da o gnlerde baslm, beni bekliyordu.

Artk yksek mhendis snfna gemitim ve denizde almam gerekmiyordu. 1982 ylna kadar Takzak Tersanesi'nde grev yaptm. zleyen yl, Deniz Harp Okulu'nun retim kadrosundaydm. Sonra yine Takzak'a Gemi na Bamhendisi olarak atandm ve yarbaylmn ilk yl olan1989'daki erken emekliliime kadar bu grevde kaldm. Sanrm baarl bir deniz subay, olduka iyi bir mhendistim. Yine de szgelimi amiral olmak hi aklmdan gemedi. Denizcilii sevmiyor deildim ama, bahriyedeki yllarm boyunca yazarlm bir can yelei gibi stmdeydi hep. Ayrldmdan bu yana da, yazarlk dnda bir uram olmad.

1976 ylnda Nevin'le tantk. O sralarda, gazetenin iki orta sayfasn kaplayan ve byk ilgi gren "Milliyet Mizah"n srekli yazarlarndan biri de bendim. 1977 ylnda bir gn Abdi peki'den bir ar aldm. Sanrm ilk kez gryorduk. Uzun uzun konutuk. Deniz Kuvvetleri'nden ayrlp Milliyet ailesine katlmam nerdi. Hem bu grevi brakmak isteyen Refik Erduran'n yerine "Milliyet Mizah" ynetecek, hem de kendi yazlarm yazacaktm. Benim iin gurur ve heyecan verici bir neriydi bu ama, kabul etmem kolay deildi. Yurt d renimim nedeniyle Deniz Kuvvetleri'ndeki mecburi hizmetim sekiz yl uzatlmt. Abdi Bey, bunun zm yollarnn bulunabileceini sylyordu, ben rkyordum. Nianlydm, evlenmek zereydim, servenlere atlmak istemiyordum. Bir hafta kadar dndkten sonra hayr demek zorunda kaldm. Yine de, Milliyet'teki yazlarm srdrdm. "Milliyet Mizah" nce tek sayfaya indi. peki'nin ldrlnden sonra yetim kalp iyice kld, sonunda da tamamen bitti.

1979 sonunda kapanmasna kadar Akbaba'da ve daha sonra Cumhuriyet'in "Ciddiyet"inde yazdm. O gnden bugne deiik dnemlerde katkda bulunduum sreli yaynlar arasnda Varlk, Nokta ve Tempo ile ne yazk ki mrleri ksa olan ivi ve Diyojen'i de sayabilirim.

Yazn abalarm mizahn dnda da srd kukusuz. Yukarda szn ettiim kitaplarn dnda Ge Balayan Yarglama (1980), Teslim Ol Kk (1988) ve Kirpi (1996 Bankas Edebiyat Byk dl) adl romanlarm, Aynalar (1994 Yunus Nadi dl) adl bir yk kitabm, biri 1979'da Kltr Bakanl'nn Dnya ocuk Yl nedeniyle at yarmada birincilik dln alan Yeil Bayr olmak zere drt ocuk kitabm, imizdeki Yasak (1990) adl bir incelemem, biri Ambroce Bierce'den olmak zere iki de eviri kitabm var. "Kukucu" adl tiyatro oyunum, 1999'da Devlet Tiyatrolar'nn bir dln kazanm ve repertuvara alnm olmasna karn, nedense iki yldr sahnelenmedi. yldr stnde altm bir roman, televizyon senaryolarnn ok zamanm almas yznden bir trl bitiremiyorum.

Nevin'le 7/7/1977 gibi kolay unutulmayacak bir tarihte evlendik. nmzdeki temmuz birlikte yirmi drt ylmz doldurmu olacaz. Nevin, meslektalar arasnda tannan ve sevilen, ok baarl bir psikolog. zellikle eitim psikolojisiyle ilgileniyor. u sralarda deprem blgesinde travma sonras stres bozukluklar konusunda nemli almalar yapyor. Biri len kzkardeimin kz olmak zere, kz yetitirdik. Byk kzmz Suna, Mimar Sinan niversitesi Sinema Televizyon Blmn bitirmek zere. Duygu, stanbul niversitesi'nde felsefe okuyor. Sibel, niversite snavna hazrlanyor. nn de yeteneklerinden, kendi alanlarnda baarl olacaklarndan kukum yok.

Kardeim Fevzi on sekizinde ld. Kzkardeim Serpil'i kimsenin fark etmedii bir kalp rahatszl yznden otuz iki yanda yitirdik. Annem elli iki yanda terk etti bizi, babam altmnda. Bir nceki kuaktan yaayan sadece bir daym kald. nsan ka yanda olursa olsun, anasz babasz kalmak bir eksiklik, kopukluk duygusu veriyor. Bunu nasl anlatsam?.. Eski gnlerle ilgili bir eyleri merak etsem, sorabileceim kimse yok. yi bir evlt olduumu sanyorum ama, onlarla daha ok eyi paylaamam olmann znts hep iimde.

Sinemay seviyorum. Mzik dinlemek, zellikle klasik mzik ve caz, hayatmda nemli bir yer tutuyor. Drt ktada yirmiye yakn lke gezdim. Daha gezmek istediim ok lke var. Tarihi ve kltr yanstan, sokaklarnda mzik olan, bir canl gibi soluk alp veren kentlerden holanyorum. imdilik beni en ok etkileyen Prag.

lkemizin ou yazar gibi benim de kitaplarmn geliri, bana ve aileme rahat bir yaam salamaya yetmekten ok uzak. Televizyon bu adan daha iyi olanaklar sunuyor. Kukusuz televizyona yazlanlarn, kitaplar gibi kalcl yok. Szckler grnt ve sese dnyor, gz ap kapayncaya kadar tlp tketiliyor.

Bahriyeden ayrlmaya niyetlendiim gnlerde, Ajans Devekuu'ndan efik Den'i aradm. (Sk grmesek de, tanklmz nerdeyse yirmi yl daha nceye gidiyordu. Deniz Harp Okulu'ndaki renciliim srasnda, aralarnda Cevat Fehmi Bakut'un "Buzlar zlmeden"i de bulunan birka oyun sahneye koymutum. Laf aramzda, kendim de oynuyordum. O zamanlar efik Den Dormen Tiyatrosu'ndayd. Bize kostm vb. konularnda ok yardmc olmutu.) "Hemen gel, konualm," dedi. Gittiimde Zeki Alasya da beni bekliyordu. Bylece Devekuu'na girdim. Bir yandan Milli Piyango reklm skelerini yazarken, bir yandan da Zeki Alasya-Metin Akpnar ikilisi iin 13 blmlk bir televizyon dizisi hazrlanmasna katkda bulundum. Henz zel kanallar almamt. TRT iin ekilen "Gler misin, Alar msn?", biraz da yksek beklentiler nedeniyle fazla beenilmedi. Ama benim televizyon servenimin balangc oldu.

Televizyon tam anlamyla bir ekip ii. Sinemada olduu gibi, birok enin uyum iinde bir araya getirilmesini gerektiriyor. Bu gne kadar yazdm televizyon senaryolarnn toplam yz blm ayor. Bunlarn belli ballar arasnda "Sper Baba", "kinci Bahar" ve TRT'de 78 blm sren "Klyutmaz" dizileri var. u sralarda, "Truva Katr" romanmdan televizyona uyarlanan "Koltuk Sevdas"nn senaryosunu yazyorum. Brokrat-politikac-iadam geninin entrikalarn ineleyen "Koltuk Sevdas", televizyonlarmzdaki ilk siyasi hiciv dizisi oldu. Balangta TRT-1'de yaymlanyordu. Daha ilk blmlerden itibaren herkes bana TRT'nin byle bir diziye nasl yer verdiini soruyor, ben de yant olarak "Baz eyler deiiyor," diyordum. Dizi anszn, TRT'nin tek yanl bir kararyla yayndan kaldrld. imdi zel bir kanalda sryor.

Benim gzmde asl nemli olan, romanlarm ve yklerim kukusuz. Ama televizyon yazarln hibir zaman hafife almadm. Yazdm her senaryoya edebiyatn tadn katmaya altm.

Yllardr iime attm bir krgnl burda aklasam ho karlar msnz?.. Yazarlk servenim boyunca, kimsenin ak ak dile getirmedii, ama kendimi "boyal ku" gibi hissetmeme neden olan etiketle savamak zorunda kaldm. Belki bu damgalar, beni srekli olarak iimdeki en iyiyi ortaya karmaya, kendimi amaya ittii iin hayrl da oldu. Anlatacam.

Sanatlarn en ok baka sanatlara hoyrat davrandklar, ne kadar abes grnse de gerek. nmzdeki yl bitireceimi umduum romann kiileri arasnda, ortalk yangn yerine dnmken gerek "dman"larn unutup birbirleriyle kavga eden iki mzisyen var. Byle bir tavr bana ok gln geliyor. Belki de ok ackldr, siz karar verin.

Kazandm bir yk dlnn jri yelerinden birinin, br yelerin ortak kararna hrnca kar ktn biliyorum. "Nasl olur? Mizah yazar deil mi o?" Hakknzda byle tuhaf eyler sylenebiliyor ve daha da tuhaf, kapal kaplar ardnda konuulan her ey bir yolunu bulup sizin kulanza kadar geliyor. "Mizah yazar"nn yanna "asker yazar" ve "televizyon yazar"n da koyarsanz, krgnlm daha iyi anlayabilirsiniz.

Savunma yapmak deil, iimi boaltp rahatlamak amacyla birka noktay vurgulamak istiyorum.

Denizci, mhendis, evet. Ama kendimi hi "asker" olarak grmedim. Kald ki, lkemizin ileli yazarlarnn hemen hepsinin bir ikinci (ya da ilk!) meslei var. Byle abes bir yaklam genelletirirsek, kalburst kalem insanlarmzn ounu reklamc yazar, maliyeci air, doktor romanc, retmen ykc, vb. diye damgalamak zorunda kalmaz myz?

Televizyon konusundaki duygularm yukarda anlatmaya altm. Sel gider, kum kalr. Beni gerekten deerlendirmek isteyenler, kitaplarmla deerlendirirler.

"Mizah yazar" olmaya gelince... ok duyarl ve dolu olduum bu konuyu zellikle sona sakladm. Birok yerde birok kez dile getirmeye altm gibi, ben mizah ya da mizah yazar deilim. Mizah seven, yazdklarnda mizah yntemlerini kullanmaktan holanan bir yazarm sadece. Bundan, mizahlar kmsediim gibi sama bir anlam karlmamal kukusuz. Benim mizahm ama deil, ara. Bir yaklam, bir gr biimi. Kabul, yazdklarmn bir ounda ineleyici, hadi alayc demeyelim, "glen" bir bak as kullanyorum. yk ve romanlarmda, hayatn iinde var olan mizahtan olsun olsun bir parmak daha fazlasn bulabilirsiniz. O da, her zaman deil. nk zellikle bizimki gibi arpk gelien toplumlarda gerekler kimi zaman yazarn en snr tanmaz dlemlerini, en lgn kurgularn aabiliyor.

imdi syleyeceklerimse yazarlar ve izerleriyle gerek mizahlar adna: Mizah rnlerinin ayr, daha aa bir tr saylmasna, edebiyatn ya resmin kt yola dm ocuklar olarak grlmesine ok zlyorum. Mizahlar iin deil tabii, mizah yle grenler iin zlyorum. Kat, sevgisiz, glmenin tadn bilmeyen talihsiz kiiler onlar. Sevilmeleri zor, nk kendilerini sevmiyorlar. Gergin yzleri, tartrken tizleen sesleri ve incelen dudaklaryla, kendileriyle ve evrelerindekilerle srekli kavga halindeler. Mizah sevmeleri olanaksz, nk mizahn temel malzemesi kendileri. Herkesten daha glnler, nk kendi glnlklerini grmyorlar. Ne yazk ki her alanda karmza kyorlar. Bir cehennem var olsayd, atei onlar sayesinde canl kalrd. Ho belki gerekte onlar da gnahsz. Belki tm su, iinde yaadmz hogrsz topluma ait. Belki ylesine yaral bereliyiz ki, glemiyoruz. Her kahkaha samza solumuza sanclar saplanmasna neden oluyor da ondan belki, kim bilir?

imdilik bu kadar. Bitirip okuyunca, ortaya biraz dank bir yaz ktn fark ettim. Yine de, sanrm hayatn kendisinden ok daha dzenli.

Son bir sz: Bandan beri, her yeni yk ya da romana giriirken, yazarla yeni baladm dnrm. Yazarlmn otuzuncu yln geride braktm, yam da elli e geliyor; bu hl deimedi. Umarm hi deimez.



    diğerleri:

·  Biyografi